Nedir.Org *
admin

Taşra Teşkilatı Nedir

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Osmanlı taşra teşkilatı tımar ve iltizam sistemi ile taşra yönetim birimlerinden oluşmaktadır.
 

1. Tımar Sistemi

Bir kısım asker ve devlet görevlilerine belirli bölgelerden vergi tahsis edilmesi ve buna karşılık onlardan devlet için hizmet beklenmesi usulü idi.Devletin tahsis ettiği ,miktarı belirlenmiş vergi kaynağına dirlik denirdi.Tımar sistemi şu kolaylıkları sağlamaktaydı:
 •Devlet o günün koşullarında hayli zor olan ,vergileri toplayıp hazineye aktarma ve yeniden maaş olarak dağıtma gibi ağır bir işten kurtulmaktaydı.
 •Görevliler dirlik alanlarını yöneterek önemli bir örf görevini yerine getiriyorlardı.
 •Dirlik sahipleri ,dirliklerinin geliri oranında asker besliyor ve besledikleri askerlerle savaşa katılıyorlardı.
 •Hem yönetici hem asker olan dirlik sahipleri üreticiyi koruyarak üretime katkıda bulunuyorlardı.
 
Dirlik sahibi (Sahib-i arz) doğrudan toprağın değil ,toprağın gelirinden alınan verginin sahibi idi.Özellikle Has ve zeametler çabuk el değiştiriyordu.Sadece sipahiler toprağı ömür boyu işleyebiliyor ve belli şartlarda miras olarak bırakabiliyordu.
 

2. İltizam Sistemi

XVI.yüzyıldan itibaren tımar sistemi dışında kalan faaliyetlerin vergileri iltizam yoluyla toplanıyordu.İltizam kanunların saptadığı vergileri yükümlülerden toplama ve devlet hazinesine aktarma görevinin açık arttırma yoluyla ve belli şartlarla bazı şahıslara devredilmesi yöntemidir.Bu görevi alanlara mültezim denirdi.Mültezim her hangi bir faaliyetin vergisini peşin olarak devlete öder; daha sonrada bu vergiyi söz konusu faaliyeti yapan zümreden toplardı.Mültezimler iltizamını aldığı bölgenin yöneticisi durumundaydı.Çünkü dirlik sahiplerine tanınan haklar mültezimlere de tanınmıştır.Sistemin aksaması sonrasında iltizam sistemi Tanzimat Döneminde kaldırılmıştır.
 

Osmanlıda Taşra Yönetimi

(İdari ve Askeri Teşkilat )
Merkeze Bağlı Eyaletler : Yöneticileri doğrudan merkezden atanan eyaletlerdir.Sancakların birleşmesinden meydana gelen eyaletlerin başında beylerbeyi bulunurdu.Rumeli Beylerbeyliği ilk olması ve Rumeli’nin darulcihat kabul edilmesinden dolayı protokolde önde gelirdi.Rumeli Beylerbeyliğinin merkezi Manastır ,Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi ise Kütahya idi.Beylerbeyi padişahın otoritesini temsil eder ve eyalet merkezi olan sancaklarda otururdu.Yönetimi altındaki eyaletlerde askeri davaları çözümler ,güvenliği sağlar ve savaş zamanında bölgesindeki tımarlı sipahiler ile orduya katılırdı.
 
Sancaklar : kazaların birleşmesiyle oluşan yönetim birimleriydi.Başında Sancak Beyi bulunurdu.Sancak Beyleri padişahın otoritesini temsil eder,bölgesindeki askeri ve idari görevleri yerine getirirdi.Savaş zamanında emrindeki tımarlı sipahilerle birlikte beylerbeyinin emrine girerdi.
 
Kazalar:Kazalarda kamu düzenini sağlama görevini subaşılar, adalet işlerini de kadılar görürdü Taşra yönetiminde kadılar idari işlemleri yargı denetiminde tutan ilmiye sınıfına mensup önemli bir görevli idi.Merkezden gönderilen emirlerin halka ulaştırılması, mahkemeye intikal etmiş davaların çözümlenmesi, çeşitli sözleşmelerin yapılması ve olağan üstü durumlarda toplanan avarız vergilerinin toplanıp merkeze gönderilmesi gibi önemli görevleri yerine getirirdi.
 
Taşra teşkilatında bulunan diğer görevliler ise şunlardır:
 
Muhtesipler :Çarşı Pazar düzenlenmesinden sorumluydu.
 
Kapan Eminleri :Kapan denilen büyük tartılarda hububat,sebze ve meyve gibi ürünlerden alınacak vergiyi belirlerdi.
 
Beytülmal Emini:Kamuya ait malları  korumakla görevliydi.
 
Bu görevliler yaptıkları işe karşılık hazineden ücret almazlardı.Halka götürdükleri hizmet karşılığı olarak kanunlarda belirlenen vergi ve harçları alırlardı.
 
Osmanlı Devletinde eyaletler Yıllıksız,Yıllıklı ve Bağlı hükümet ve beylikler olmak üzere üçe ayrılırdı.
 
Yıllıksız ( Salyanesiz ) Eyaletler:Doğrudan merkeze bağlı olan ve toprağı dirliğe (tımar) verilen eyaletlere denir.Bu eyaletlerin toprakları has,zeamet ve tımar olarak dirliklere ayrılır.Rumeli , Budin , Bosna , Temeşvar , Karaman , Sivas , Diyarbakır , Erzurum , Kars , Van , Halep ve Şam
 
Yıllıklı ( Salyaneli ) Eyaletler :Geliri doğrudan devlete ait olan ve tımar sisteminin uygulanmadığı eyaletlerdir.Vergiler iltizam usulü ile alınırdı.Bu gelirlerden beylerbeyi,sancak beyi ve askerlerin maaşları ödenir ,kalan kısmı ise hazineye giderdi.Mısır, Habeş, Yemen, Trablusgarp, Tunus, Cezayir gibi eyaletlerdir.
 
Bağlı Hükümet ve Beylikler: İç işlerinde serbest,dış işlerinde Osmanlı devletine bağlı olan;fakat devlete vergi ve asker veren eyaletlerdir.Bunlar yerli hanedanlar arasından seçilen ve padişahın uygun gördüğü yöneticiler tarafından yönetilirdi.Kırım, Eflak, Erdel, Boğdan ve Hicaz Osmanlı Devletine bağlı eyaletledir.Hicaz bölgesi kutsal yerlerden dolayı vergi ve asker vermezdi, aksine himaye edilerek buraya her türlü yardım merkezden gönderilirdi.Kırım konumunun öneminden dolayı himaye edilir ,fakat vergi ve asker verirdi.

Taşra Teşkilatı Resimleri

  • 5
    Osmanlı taş teşkilatı tablosu 10 ay önce

    Osmanlı taş teşkilatı tablosu

  • 3
    Osmanlıda Taşra Teşkilatı 11 ay önce

    Osmanlıda Taşra Teşkilatı

  • 3
    osmanlıda taşra teşkilatı yapılandırması 10 ay önce

    osmanlıda taşra teşkilatı yapılandırması

Taşra Teşkilatı Sunumları

  • 4
    Önizleme: 4 hafta önce

    Osmanlı devletinde taşra teşkilatı sunusu konu anlatımı (pptx)

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    Osmanlı devleti’nde taşra ve eyalet yönetimi

    2. Sayfa
    Osmanlı’da taşra teşkilatı

    3. Sayfa
    Taşra ve eyalet yönetimiİstanbul’un merkez kabul edildiği Osmanlı Devleti’nde, başkentin dışındaki tüm topraklar için taşra ifadesi kullanılmıştır.Taşra teşkilatının temelini tımar sistemi oluşturur.Devletin tarım faaliyetleri, ekonomik yapısı, askeri teşkilatı ve vergi düzeni tımar sistemiyle iç içedir.

    4. Sayfa
    Tımar sisteminin uygulanması yeni kazanılan topraklarda vergi gelirlerinin tespitiyle başlar.Vergi gelirleri dirlik denen küçük birimlere bölünerek askeri hizmetler karşılığında devlet görevlilerine verilirdi.Osmanlı Devleti’nde taşra idaresi; köy,kaza,sancak,eyalet şeklinde teşkilatlanmıştır. Osmanlı Devleti Yönetim Birimleri KÖY KAZA SANCAK EYALET

    5. Sayfa
    Köy, en küçük yönetim birimiydi.Köy yöneticisi köy kethüdası idi.Köylerde güvenlik işlerinden yiğitbaşı sorumluydu.Kadıların kendi adlarına atadıkları naipler ise adaleti sağlamakla yükümlüydüler.

    6. Sayfa
    Kazalar ise günümüz kasabalarına benzemekteydiler ve en yüksek yöneticileri kadılardı.Kadı, askerlik dışındaki tüm işlerden sorumluydu.Belediye, adliye işleri, kazanın ihtiyaç duyduğu para, devlet merkezinden istenen şeylerin temeni ile görevli memurdu.Kazaların güvenliğini ise subaşılar sağlardı.

    7. Sayfa
    Sancaklar kazaların üst idari birimidir.Sancak beyi tarafından idare edilirler.Sancak beyi, sancağındaki tımarlı sipahilerin ve zeamet sahiplerinin komutanıdır.Sancak beyi düzenin teminatı olan şeri ve örfi hukuka aykırı durumları önlemek hususunda kadı ile birlikte hareket etmektedir.Örfî hukuk; kısaca "padişahların emir ve yasaklarından oluşan hukuka denir". Şer'î hukuk ise sivil ulemanın devletten bağımsız olarak üretmiş olduğu hukuka verilen isimdir.

    8. Sayfa
    Taşra teşkilatının en büyük birimi, sancakların birleşimiyle oluşan eyaletlerdir.Eyaletler beylerbeyi tarafından yönetilir.Beylerbeyi kendi bölgesinde hükümdarın temsilcisidir, Paşa Sancağı adı verilen vilayet merkezinde oturur.Anadolu Beylerbeyi’nin merkezi Kütahya, Rumeli Beylerbeyi’nin merkezi Manastır şehriydi.

    9. Sayfa
    Taşrada yüksek dereceli yöneticilerden başka alt kademede görev yapan memurlar vardır.Esnafın denetimini yapan üretimin kaliteli olup olmadığını ,belirli fiyatlara uyulup uyulmadığını Muhtesip denetlerdi. Büyükşehirlerde bulunan şimdiki meyve hallerine benzeyen pazarlarda ürün tartılması, adaletli dağıtımın yapılması işlerini Kapan Emini yürütürdü. Gümrük ve Bac Eminleri ise ticarethane, zanaat faaliyetlerinde bulunanlardan vergi toplamakla görevliydiler.

    10. Sayfa
    Eyaletler kendi içinde vergi düzeni esas alınarak 3 gruba ayrılmıştır: 1) Salyaneli (Yıllıklı) Eyaletler : Tımar sisteminin uygulanmadığı eyaletlerdir. Bu eyaletlerden elde edilen gelirler doğrudan merkeze aktarılırdı.Toplanan gelirin bir bölümüyle eyaletteki görevlilerin maaşları ödenir, kalan bölüm hazineye gönderilirdi.

    11. Sayfa
    2) Salyanesiz (Yıllıksız) Eyaletler : Tımar sisteminin uygulandığı eyaletlerdir. Toprakları has, zeamet ve tımarlara ayrılmıştı.  Öşür ve resimleri, havas-ı hümayun ismiyle, hazineye, beylerbeyi ve sancakbeyi haslarına ve bir de zeamet ile tımara ait olmak üzere bölünmüştü.

    12. Sayfa
    ÖZEL YÖNETİMİ OLAN EYALETLER:HicazKırımErdelEflakBoğdan

    13. Sayfa
    3)Özel Yönetimi olan Eyaletler : İç işlerinde serbest, dış işlerinde Osmanlı Devleti’ne bağlı, yöneticilerin padişah tarafından belirlendiği yerlerdi.Erdel,Eflak ve Boğdan yıllık vergilerini ödemelerinin yanında ihtiyaç duyulduğunda Osmanlı Devleti’ne savaşlarda asker de yollarlardı. Hicaz bölgesi kutsal yerlerin olduğu özel yönetime sahip bir bölgeydi.Buradan vergi alınmaz, asker toplanmazdı.

  • 1
    Önizleme: 4 hafta önce

    Cumhuriyet döneminde taşra teşkilatı

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    1982 Anayasasına göre, Türkiye’de merkezi idare coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre illere, iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır. (Diğer kademeli bölümden kastedilen ilçe ve bucaktır) Anayasaya göre ” il” merkezi yönetimin temel örgütlenme birimidir. Türkiye’de 2013 yılı itibariyle toplam 81 il bulunmaktadır. Bununla birlikte Anayasaya göre, merkezi yönetim kuruluşlarının örneğin bakanlıkların “bölge kuruluşları” da oluşturabilmesi de mümkündür.Taşra Teşkilatı

    2. Sayfa
    Türkiye’nin yönetim sistemi içersin de il hem merkezi yönetimin taşra örgütüdür hem de yerel yönetim birimidir. Bu bölümde anlatılacak olan “il yönetimi” merkezi yönetimin taşra örgütü olandır. Alan 1949 tarihli 5442 sayılı “İl İdaresi Kanunu” ile yönetilmektedir.Anayasaya göre illerin idaresi “yetki genişliği” esasına dayanır. “Yetki genişliği, merkeze ait karar ve yürütme yetkisinin bir bölümünün bu yönetimin bir alt kademesindeki memurlara devri demektir. Yetkinin devredildiği kademe, ilin genel yönetiminden sorumlu olacaktır. İllerde bu görevi “vali” üstlenmektedir. Vali ilde, adli ve askeri kuruluşlar dışında, bakanlıklarda ve kamu kuruluşlarında çalışan tüm personelin en büyük amiridir. İlde hem devleti hem de hükümeti temsil eder. İlin yönetiminden her Bakana karşı ayrı ayrı sorumludur. Bakanlar, Bakanlıklarına ait işler için valilere emir ve talimatlar veririler.İl Yönetimi

    3. Sayfa
    Vali “istisnai memur” dur. Yani atanması, özlük hakları vs. bakımından diğer devlet memurlarının tabi olduğu mevzuata dâhil değildir. Farklı mesleklerden vali atanabildiği gibi, kanunlarda vali olabilmek için özel nitelikler öngörülmemiştir.İçişleri Bakanlığına bağlı olan vali Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle, yani İçişleri Bakanlığının önerisi, Bakanlar Kurulu kararı ve Cumhurbaşkanı onayı ile atanmaktadır.İl Yönetimi

    4. Sayfa
    İlde bakanlıklar görevlerini yerine getirebilmek için çeşitli örgütler kurarlar ve bunların başında “il müdürleri” bulunur. İl müdürleri ve bunların örgütleri tamamen valinin emri altındadır ve il müdürleri işlerin yürütülmesinden valiye karşı sorumludurlar.Bunun dışında il idare kurulu ilde valiye il yönetiminde yardımcı olan bir organdır. 5442 sayılı Kanuna göre il idare kurulu, valinin başkanlığı altında hukuk işleri müdürü, defterdar, milli eğitim, bayındırlık, sağlık ve sosyal yardım, tarım ve veteriner müdürlerinden oluşmaktadır. 1980’den sonra yapılan mevzuat değişikliğiyle il idare kurulunun görev alanı daraltılmış, görevlerinin bir bölümü yargıya bir bölümü de yerel yönetimlere aktarılarak “sembolik” bir kurul haline dönüştürülmüştürİl Yönetimi

    5. Sayfa
    İl yönetiminin bir alt kademesi ilçedir. İlçe genel idaresinin başı kaymakamdır. Kaymakam ilçede vali gibi hem devletin hem hükümetin temsilcisi değil, yalnızca hükümetin temsilcisidir. Kaymakam, valinin hiyerarşik yönetimi ve denetimi altındadır. Bununla birlikte kaymakam da vali gibi adli ve askeri örgütler hariç olmak üzere bakanlık örgütleri eliyle çalışır.Kaymakam yine validen farklı olarak kariyer mesleğinden gelir. Seçilmesi, yetiştirilmesi, atanması ve yer değiştirilmesi belli kurallara bağlanmıştır. Bu anlamda meslek memurudur ve vali gibi siyasal bir kişiliği yoktur. Atanması da validen farklıdır. “Ortak kararnameyle”, yani İçişleri Müdürler Encümeninin seçimi, İçişleri Bakanı oluru üzerine Cumhurbaşkanınca atanır.İlde olduğu gibi ilçede de kaymakamın başkanlığında idare kurulu görev yapmaktadır. İl İdaresi Kanununa göre bu kurul kaymakamın başkanlığında yazı işleri müdürü, mal müdürü, hükümet hekimi, milli eğitim müdürü, tarım ve köy işleri müdüründen oluşmaktadır.İlçe Yönetimi

    6. Sayfa
    5442 sayılı İl İdaresi Kanununa göre bucak, coğrafya, ekonomi, güvenlik ve mahalli hizmet bakımlarından aralarında ilişki bulunan kasaba ve köylerden meydana gelen bir idare bölümüdür. Bucak müdürü, bucakta en büyük hükümet memuru ve temsilcisidir. Ancak bu yönetim makamı kaldırılmıştır. Bucak Yönetimi

Taşra Teşkilatı Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Taşra Teşkilatı Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)
Facebook Grubumuz

Birşey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin